Seyyah, Kuyu ve Bedevi

KISSA:

Mağripli bir seyyahın

yolu çöle düşmüş.

Az gitmiş uz gitmiş,

gücü tükenmiş, azığı bitmiş.

Biraz yürüyünce, eski bir kuyu bulmuş,

hazine bulmuş gibi mutlu olmuş.

Ellerini açıp uzatmış kuyunun dibine doğru,

suyun yükselip gelmesini

beklemeye koyulmuş.

Geçerken oradan deve üstünde bir bedevi,

alaya almış cahil mağripliyi:

“Be ahmak,

kovayı atıp da çekmedikçe ipini,

yıllarca beklesen de

su sana hiç gelir mi?”
 

HİSSE:

Her bilgi, hakikat denizine açılan bir kuyu ağzıdır. Akıl kovanı o tükenmez denize at, idrak ipiyle ve çekme gayretiyle hikmet suyunu elde et, kana kana iç. Eğer o şerbetten nasibini alamadıysan hâlâ, kendini sorgula, düzelt önce. Bil ki kuyu derin değil, elindeki ip kısadır.

Yazan: Sefer JAN

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !