TAŞINDIK!

Değerli ziyaretçilerim, yeni bir adrese taşındık.

Hepinizi yeni sitemize bekleriz:

www.seferjan.com

Yeni mekanımızda yeni yazılarımızla hizmetinizdeyiz ;-)

Yorum (yok) Yorum yaz!

Acaba - İlhan İrem



Sevginin yolu çok uzun, çok uzun; şöyle bir mola vermeli
Arasıra dinlenip sonra yine sevmeli
Sevginin yolu çok uzun, çok uzun; bir durup düşünmeli
Arasıra bekleyip, yeniden yürümeli
Olur mu acaba, acaba olur mu böyle bir mola?
Durmak için mi çıkmıştık biz seninle yollara?
Olur mu acaba, acaba olur mu böyle bir mola?
Durmak için mi çıkmıştık biz seninle bu yola?
Sevginin yolu çok kısa, eğer beni seversen
Bir gün yolda kalırsın, böyle yalnız gidersen
Sevginin yolu çok uzun hep elele vermeli
Ölesiye gülmeli, ölesiye sevmeli
Olur mu acaba, acaba olur mu böyle bir mola?
Durmak için mi çıkmıştık biz seninle yollara?
Olur mu acaba, acaba olur mu böyle bir mola?
Durmak için mi çıkmıştık biz seninle bu yola?
Acaba...Acaba...Acaba...Acaba...

İlhan İrem

Yorum (5) Yorum yaz!

Gandhi ve Hayaletler

Mahatma Gandhi, çocukluğunda karanlıktan korkarmış. Aslında onu korkutan karanlığın kendisi değil, karanlığın içinde gizlenip onun üzerine atlamak için bekleyen hayaletlermiş. Onun çocukluk döneminde bugünkü gibi elektrikli lambalar yoktu ve odalar tamamen aydınlatılmıyordu.



Karanlık gecelerin birisinde küçük Gandhi bir odadan diğerine geçmek için kapının ağzında bekler. Odaya adımını atar atmaz kalbi hızlıca atmaya başlar. Gandhi'nin yüzünden çocuksu korkusunu okuyan yaşlı hizmetkarları Ramba, gülerek sorar:
- Oğlum, ne oldu?
Küçük Gandhi cevap verir:
- Çok korkuyorum.
- Korkuyor musun çocuğum? Neden korkuyorsun?
- Baksana ne kadar karanlık. Hayaletlerden korkuyorum. - diye fısıldar Gandhi.
Ramba küçük oğlanın başını okşar:
- Hiçkimsenin karanlıktan korktuğu duyulmamıştır! Dinle, korktuğun zaman Tanrı'yı hatırla ve hayaletler sana yaklaşamaz bile.  Senin saçının bir teline bile dokunamazlar. Tanrı seni koruyacaktır.
Ramba'nın sözleri küçük Gandhi'ye cesaret verir. Tanrı'nın adını tekrarlayarak karanlık odalardan rahatlıkla geçer.

Bu günden sonra Gandhi asla korkmamış ve yalnız olmamıştır. Tanrı onunla birlikte oldukça, tehlike söz konusu bile olamazdı. Bu inanç ona hayatı boyunca metanet verdi. Ölmeden önce de dudaklarından düşen son kelime, koruyucusunun adıydı: "Tanrım!"

Çeviri: Sefer Jan

Yorum (1) Yorum yaz!

Rindlerin Akşamı



Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Geçince başlayacak bitmeyen sükunlu gece.
Guruba karşı bu son bahçelerde, keyfince,
Ya şevk içinde harab ol, ya aşk içinde gönül!
Ya lale açmalıdır göğsümüzde yahud gül.

Yahya Kemal Beyatlı

Yorum (2) Yorum yaz!

Problemin Güzelliği ve Çözüm

Tibet dağlarının ücra köşelerindeki bir manastırda Üstadın başdanışmanı vefat etmişti. Üstad kendisi için bir başdanışman seçmeliydi. Başdanışmanlık görevini yürütebilecek düzeydeki talebelerini topladı ve durumu açıkladı:
- Bana yardımcı olacak bir başdanışman lazım. Birazdan vereceğim problemi çözen kişi benim başdanışmanım olacak.



Bunu söyledikten sonra sehpanın üzerine, zarif bir gülün bulunduğu antika bir vazo koydu. Üstad "İşte problem bu", dedi ve öğrencilerine başka hiçbir şey söylemeden gözlerini yumdu. Herkes vazonun ve gülün güzelliğine hayran oldu. Ortada bir problemin olduğunu ve onun çözümünün bulunması gerektiğini bilen talebeler kafa yormaya başladılar.

Ansızın talebelerin birisi yerinden kalktı ve elinin tersiyle sehpadaki vazoyu yere savurdu. Üstad gözlerini açtı ve "Artık benim başdanışmanımsın", dedi. Talebeler olan biteni anlayamadı. Üstad ise sözlerine şöyle devam etti:
- Sizler problemin içindeki cazibeye kapılarak onu çözmekten aciz kaldınız. Bu kardeşiniz ise problemin problem teşkil ettiğinin bilincinde olarak onu ortadak kaldırdı. Hayatımızda cazibesine kapıldığımız bir sürü problem olur, kalbi okşayan ama sorun yaratmaktan başka işe yaramayan ve vazgeçmek istemediğimiz ilişkiler, alışkanlıklar ve istekler gibi. Önemli olan çözüme odaklanmaktır, bizi çözümden uzaklaştıran problemin içindeki güzelliğe değil.

Yazan: Paulo COELHO
Çeviri: Sefer JAN

Yorum (2) Yorum yaz!