Beşeri ve İlahi Aşk



Mevlânâ der ki: "Beşeri aşk tahta kılıç gibidir. İlahi aşk demirden kılıçtır. Çocuk tahta kılıçla oynaya oynaya kemale erer, demir kılıcı eline almaya layık olur. İnsan beşeri aşkla uğraşır durur, aşkı anlayınca ilahi aşkla tutuşur."

Victor Hugo da bunu şöyle ifade eder: "Aşka hiçbir şey yetmez. Mutlusunuzdur, cenneti istersiniz; cennete sahipsinizdir, Tanrı’ yı istersiniz."

Leyla uzak yollar katederek, eninde sonunda kendisi için aşk ateşiyle tutuşup dillere destan olan Mecnun'un yanına varır. Mecnun çölde tek başına, kızgın kumların üstünde oturarak dudaklarını kıpırdatarak birşeyle söylüyordu. Leyla Mecnun'a yaklaşarak:
- Merhaba sevgili, - dedi.
Mecnun boş bakışlarla baktı Leyla'ya:
- Sen kimsin? - diye sordu.
Leyla şaşırmış bir edayla:
- Ben kalbinin biricik sultanı Leylayım, - diye cevapladı.
Mecnun:
- Sana aşık oldum, senin için yanıp tutuştum, ama bu aşk beni sana değil, aşkı kalbime ekene esir etti. Sen benim sultanım değilsin, ben sevgilimi senin isminle andım, seni değil, - dedi.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !