Altın Kafesten Vazgeç



Gözlerimizi ve kalbimizi her yeni günle birlikte yeniden açıyoruz hayata. Dün bizi meşgul eden düşüncelerin, duyguların kalıntıları tırmalıyor ruhumuzu. Yarın bizi bekleyen muammaların endişesi kaplıyor içimizi. Her taraftan kuşatılmış, hapsedilmiş, sıkışmış hissediyoruz kendimizi. Olumsuz fikirlerin, hislerin kafesi içinde çırpınan bir kalp atıyor içimizde. Özgürlük istiyoruz, huzur ve ferahlık umuyoruz bu halimizle.

Özgürlük isteyen kaplumbağalar gibiyiz, kabuğundan sıyrılamayan ruhumuza bir çağrı oluyor göklerde uçan kartalların kanat çırpışı. Şükürler olsun, ruhumuz maddeden ibaret değil, zaman ve mekana onu hapseden kendimiziz.

Kafeste yaşamaya alışmış papağanlar gibi, hergün aynı şarkıyı söylüyoruz, altın kafes tatmin etmiyor bizi, ama bu kafesten de bir türlü kurtulamıyoruz, belki de vazgeçemiyoruz. Ah bir kurtulabilsek! Ölmeden önce ölmek ve yeniden dirilmek, silbaştan yaşamak ancak böyle olur. İşte o gün özgürlüğe eriştiğimiz, mutluluğa kavuştuğumuz gün olur.

Sefer JAN

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !